Gazete53

RİZE’DE YAŞANMIŞ FİKRA GİBİ OLAYLAR 1

RİZE’DE YAŞANMIŞ FİKRA GİBİ OLAYLAR 1
76 views
14 Ocak 2021 - 14:50

RİZE’DE YAŞANMIŞ FİKRA GİBİ OLAYLAR 1
İtmedi bitti
Celal Memişoğlu’nun anneannesi çok sevdiği torununa, eskiden kalın köstekle kıymetli bir altın saat hediye eder. Celal her parasız kaldığı gün kuyumcuya giderek köstekten birer ikişer bakla çıkarıp satar. Bir gün saatin kösteksiz kaldığını gören anneannesi:
-Oğul Celal, köstek ne oldi? Der
-Nene, köstek itti.
-Nasıl olur, köstek iterse saatlan bile iter. Saat duruyi köstek itti, böyle olur mu?
Celal bakar ki iş sarpa sarıyor:
-Nene der, itmedi bitti bitti.

Kırk yılda bir…
Celal Memişoğlu esprili ve renkli kişiliğiyle Rize’nin unutulmaz isimleri arasındaki yerini almıştır. Çok partili dönemin başladığı sıralarda Rize’ye gelen mebuslardan birini karşılamakta biraz heyecanlı ve iltifatta mübalağalı davranır. Mebus:
– Ne bu iltifat? diye sorar. Celal hemen cevabı yapıştırır:
– Nasıl iltifat etmeyelim… Kırk yılda bir geliyorsunuz.

Yengenuz Rahmetli Oldi
Kalaç Esat evinin önüne çıkar, başlar sala okumaya (Rize’de ölüm olayı meydana geldiğinde hemen sala okunur.) Köylü hemen toplanır ve sorarlar:
-Hayrola kim vefat etti?
– Yengenuz rahmetli oldi diyerek üzüntüsünü belirtip ekler. Çaylukta çaylarun zamani geçecek, toplayacak da kimse yok, cenazeye başlasak çay karta kaçacak. Hazır geldunuz ha bu çayi beş dakkada halledelum, cenaze kalkana kadar… deyince tüm köylü bir anda çaylığa dalar ve çayı evin önüne yığar. Bir de bakarlar ki yenge ayakta. Onları karşılayıp ikramda bulunuyor. Şaşkınlıkla birbirlerine bakarlar. Kalaç döner millete:
– Baktuk ikumuz bu çayi ebedi toplayamazuk, onun içun size bu oyini oynayup işi biturduk.

Vardal Hüseyin
Rize’de bir de Vardallar’ın deli Hüseyin vardı.
Hüseyin’i muayene için Askerlik Şubesine çağırırlar. Soru sorup muayene ederken doktor, Hüseyin’in bir gözünün görmediğini fark eder ve sakat gözünü tutup beni görüyor musun? diye sorar. Hüseyin:
– Görüyorum tabii demiş.
Doktor bu sefer sağlam gözünü tutup, aynı soruyu sorunca, Hüseyin:
– Oy anasini sattuğumun doktori, bir dakkada beni kör etti.

Burun Farkı
Rahmetli Tahsin Tuzcu at yarışına çok meraklıydı. Bir türlü kazanamaz, sürekli dert yanar. Burun farkı ile kaybettik, burun farkı ile yenildik der durur.
Dayısı da dayanamaz :
– Oy senun burnuna… Sen da uzun burunli bir at bulsana oğlum der.

Yağabilir de…
Medet Rakıcı, Yüksek Denizcilik Okulundan ayrılmış fakat denizciliğe karşı olan sevgisini kaybetmemişti. Arkadaşları onun bu konuda merak ve kabiliyetini bildikleri için bir gün hava tahmininde bulunmasını isterler. O da ufuklara bakar bakar ve şu cevabı verir:
–Yağabilir de yağmayabilir de…

Babam Da Dedemden Hatıra İdi
Yılmaz Arayıcı, arkadaşını yazıhanesinde ziyaret eder. Oldukça lüks döşenmiş olan yazıhanenin duvarında bulunan tablo kazayla yere düşer ve kırılır. Yazıhane sahibi:
-Eyvah hatırası vardı, diye yakınır.
Yılmaz Arayıcı da cevabı yapıştırır:
-Babam da dedemden hatıra kalmıştı. Götürürken kimse bana sormadı.

Perhiz
Milli güreşçi Necati Morgül bir ara kalbinden rahatsızlanır.
Doktorlar kesin ve sıkı perhiz uygulamasını isterler. Ayrıca istirahat ve yorulmamak da var tabii.Yemeklerin tarifinde iki adet ızgara köfte ve salata vardır, kesinlikle ağır yemek, fazla yemek yasak.
Necati ne yapsın dayanamaz. Doktorun tarifesini uygulamak için kendince bir yol bulur: Yarım kilo kıymadan ikiyüz ellişer gramlık iki köfte.

Ne Düğünü?
Herem sanatçılığa yeni başlamıştır. Bir gece aniden bir düğüne sanatçı olarak götürülür. Ne düğünü olduğunu bilmez ama oradaki insanları şakalarıyla eğlendirir. Program bittiğinde “Allah bana da böyle düğün nasip etsin” der. Bütün salon gülmeye başlar. Niye güldüklerini anlamayan Recep, kulisteki düğün sahibine sorar, adam da:
-Düğün, sünnet düğünüdür der.

“Biz uşak değiliz”
Demokrat Parti döneminde muhalefeti temsil eden ve iki kez başbakanlık yapan Hasan Saka’nın Trabzon’dan gelen “Çekil” telgrafına cevabı:
“Trabzon’dan gelen “Çekil” telgrafı üzerine çekildim, 80 okka geldim.”
Hasan Saka, meclis kürsüsünde konuşurken, “Ha bakun uşaklar, ne diyeceğum” deyince DP sıralarından “Biz uşak değiliz” diye sataşırlar. Saka, gayet sakin cevap verir:
“Tamam tamam lafumi geri aldum. Bizum oralarada yalnuz erkeklere uşak denur.”

İş Değil Fiş İstedim
Rize TV Haber müdürü Kemal Akçan televizyonundan ayrılmış, yine basın camiasında iş aramaktadır.
Ardeşen’den hemşehrisi olan Çay TV Genel Yayın Yönetmeni Arif Akmermer’e uğrar ve iş ister. Akmermer, kendisine uygun bir işin olmadığını belirtir. Ayrıca birkaç yerde Kemal Akçan benden iş istedi, yardımcı olamadım der. Bu durumu öğrenen Akçan, bir gün Rize Belediye Parkında karşılaştığı Akmermer’e:
-Ben senden iş değil fiş istedim, vergi iadesinde kullanacaktım der.

Bir Şey Yapamaz mıyız?
Çay TV Genel Yayın Yönetmeni Arif Akmermer, televizyonu adına açık havada bir müzik programı düzenleyecektir. Programın yapılacağı gün havanın nasıl olacağını öğrenmek için Meteoroloji Müdürünü arar:
-Hocam Salı günü hava nasıl?
-Yağışlı.
-Bir şey yapamaz mıyız?

Allah Büyük Ama Alım Yeri….
Rize Gündoğdu Ketenli köyünden Ramazan Yazıcı çevresinde sevilen sayılan bir kişidir. Yalnız, çay sezonunda çayını bir an evvel satmak için telaşlı davranışlarıyla dikkat çeker. Yine bir gün
telaşla çay alım yerinin önünde beklerken yanındaki arkadaşı:
-Merak etme çayını satarsın Allah büyük der.
Ramazan Yazıcı arkadaşına dönerek:
-Elbette Allah büyük ama alım yeri küçük…

Fatih Sultan KAR / İST.

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

hack forum warez webmaster forumu hack haber hack forum hack forum