MUAVİNLİK BİLE YAPTIM RİZE TRABZON ARASI ( BÖLÜM 8

MUAVİNLİK BİLE YAPTIM RİZE TRABZON ARASI 8BÖLÜM 8) Değirmendere’si hafta sonraları çok kalabalık olurdu. Rize’nin o dönemindeki taksiciler bilhassa hafta sonralarını birbirinden farklı taksileriyle dere kenarına gelip araçlarını yıkardılar. Adeta..

MUAVİNLİK BİLE YAPTIM RİZE TRABZON ARASI ( BÖLÜM 8
Son Güncelleme: Bu Haber 250 views Whatsapp

MUAVİNLİK BİLE YAPTIM RİZE TRABZON ARASI 8BÖLÜM 8)

Değirmendere’si hafta sonraları çok kalabalık olurdu. Rize’nin o dönemindeki taksiciler bilhassa hafta sonralarını birbirinden farklı taksileriyle dere kenarına gelip araçlarını yıkardılar. Adeta birbirleriyle yarış ederdiler yıkama hususunda. bu arada müziklerde ağırdan çalardı.

Derenin denizle buluştuğu yere Merkezden o zamanki taksiciler derenin kenarına gelip arabalarını yıkardılar. Teyp lerini yahut radyolarını açardılar. O derede araba yıkamak bir hoştu. Hemen, hemen Rize’nin taksileri, zamanın Jeepleri, wiillis araçlarını mutlaka orada yıkardılar. Hatta zamanın minibüsleri Rize- Trabzon arasında çalışan Rizeli araçlar bile orada yıkanırdı. Ben çok yıkamıştım. Rahmetli İhsan abinin, babamın bacanağının aracında ( Rahmetli İhsan Beyhan’ın ) arabasına boş kaldığımda muavinlik yapardım Kısa bir Renault minibüsü vardı. Rize, Trabzon arasında.  Akşamüstü arabayı çekerdi. Bende yıkardım.

Servis dönüşü iş bittiğinde derenin kenarına çeker aynı zamanda alınan balıkları bir güzel keseldim, yıkardım sonra annem pişirirdi. Salatalık, kavun veya karpuz duruma göre ne varsa sofraya koyuludur. Evin avlusunda bezende deniz dolgusunun kenarında afiyetle yerdik.

Havanın açık olduğu zamanlarda.  .  

DENİZ BİZİM OLMAZIMIZDI.

Sabah denize girerdik. Yemek, içmek aklımıza gelmezdi, aramazdık. Çok iyi hatırlıyorum yağmurlu havada bile denize girer yüzerdik. İnanın yağmurlu havada deniz sıcak olurdu. 7- TEMMUZ- 1976-ALİ KASAP, EYÜP KARAKAN, İSMET DEMİRRENK

Reşadiye Mahallesi ve Mermer delen mahallesinin sahillerinde ora senin, bura benim deyip o aralarca dolaşıp dururduk. Reşadiye mahallesinde de Uzu kaya, bir başka deyişle ‘’ Roşinin burnu’’ derdiler. O kayalıklarında üstü düzdü kayalık aralıklarında ara yerler vardı denizin dibini görürdük. O aralara balıklama atlardık yani ‘’ Kafa üstü ‘’ Sahil boyu turlardık.

Mermerdeler mahallesi önünde yapılan dolguda kayaların sahile doğru olan kısımda kafa üstü atladım. Atlamaz olaydım! Kafa üstü kuma çakıldım Allahtan ellerimi kafamın üstünde tutup öyle atlardım. Yakın olan sahile başımı tutarak gittim. Korkmuştum boynuma, kafama bir şey mi oldu diye? Korkudan eve söyleyemedim. Birkaç gün öyle gezdim sonradan unuttuk

SSK HASTANESİNİN VE SSK BİNASININ YAPILIŞINI HATIRLARIM

Yine çok eskilere gidiyoruz. Devlet hastanesinin poliklinik girişleri alt yoldandı alt yoldan gelip hafif bir rampayla polikliniklere çıkardık. Üst yoldan, Atatürk caddesinde de Hastaneye girilirdi. Yani alt ve üst yollardan da bağlantı vardı. Hastanenin alt kısmındaki yol Cumhuriyet Caddesi idi. Daha sonraki yıllarda uzantıları olarak, yeni yollar ilave edildi ve bu zamanlara geldi. O yıllarda deniz dolgu çalışmaları başlamıştı Devlet Hastanesi yanında hastanenin yan tarafında iki bina daha vardı. O binalarda sağlıkla ilgili birimlerdi. Göğüs hastanesi ve Verem savaş dispanseri derneği de vardı yan bahçelerde vardı. Yine o binaların arka kısmından bir patika yol denize doğru inerdi Cumhuriyet caddesine.

Sigorta hastanesi yapılırken bile hatırlıyorum. Bahçesinde boş zamanlarda Voleybol oynardılar görevliler bizde kenarda beklerdik eksik oldu mu bizden biri oyuna dahil olurdu.  Daha sonraları, Atatürk caddesinin bulunduğu SSS il. Binasının olduğu yerde arsalar vardı. Akrabalarımıza aitti. İstimlak edilerek yerine Rize SSK il binası yapıldı.

SSK. Binasını olmadan önce yanından aşağıya doğru patika yol vardı. Kestirme yol diyelim SSK hastanesi yapıldıktan sonra oradan normal bir yol bağlandı araçlarda gelip, geçerdiler Daha sonraları SSK hastanesine ilave binalar yapıldı o yol daha geniş bir şekle geldi. Şimdiki vaziyette hala faaliyette.

EMİNETTİN VE DEĞİRMENDERE KÖPRÜSÜ

Emin ettin mahallesi ile Değirmen dere mahallesinin buluştuğu yerde dere akardı sınır diyebiliriz. O zamanlarda şimdiki köprünün altında eski bir köprü vardı. Köprü kalın tahtalarla ve kütüklerden yapılmıştı. Sadece iki mahalleyi değil o civarın bağlantılı köprüsüydü, geçiş yoluydu. Araçlara ve yayalar tahta köprünün üzerinden geçip gidecekleri yere varırdılar.

Önceki satırlarda yazdığım gibi yörenin gençleri oralarda balık avı yapardılar.

Gelelim Emin ettin mahallesinin dört yol ağzına Diğer bir adıyla oraya bizden büyükler Yol Başı derlerdi

Yol Başı bir uğrak yeriydi. İşlek bir yerdi, Yol Başı denilen yerde İki bakkal, Berber, Pastacı, Koltukçu, kalaycı, demirci dükkânları vardı. Bir uğrak yeriydi. Civarlarda ve dükkânların üstlerinde iki ve üç katlı evler vardı. Sağda ve solda Evlerin bahçelerinde bolca çiçekler vardı. Bahçe duvarlarının arkasındaki bahçede.

Batı istikametine giden yol ana yoldu. Trabzon istikametine doğru gidilirdi. Şehirlerarası otobüsler bile o yoldan giderdiler. Kavşağın soldaki yolda Pehlivan taşı, Boya, Kalkandere istikametine doğru gidilirdi. Sağ yerde bir patika yolu vardı. Yaya olarak deniz tarafına gidilirdi.

MUAVİNLİK BİLE YAPTIM RİZE TRABZON ARASI BÖLÜM 8

Derenin denizle buluştuğu yere Merkezden o zamanki taksiciler derenin kenarına gelip arabalarını yıkardılar. Teyp lerini yahut radyolarını açardılar. O derede araba yıkamak bir hoştu. Hemen, hemen Rize’nin taksileri, zamanın Jeepleri, wiillis araçlarını mutlaka orada yıkardılar. Hatta zamanın minibüsleri Rize- Trabzon arasında çalışan Rizeli araçlar bile orada yıkanırdı. Ben çok yıkamıştım. Rahmetli İhsan abinin, babamın bacanağının aracında ( Rahmetli İhsan Beyhan’ın ) arabasına boş kaldığımda muavinlik yapardım Kısa bir Renault minibüsü vardı. Rize, Trabzon arasında.  Akşamüstü arabayı çekerdi. Bende yıkardım.

Servis dönüşü iş bittiğinde derenin kenarına çeker aynı zamanda alınan balıkları bir güzel keseldim, yıkardım sonra annem pişirirdi. Salatalık, kavun veya karpuz duruma göre ne varsa sofraya koyuludur. Evin avlusunda bezende deniz dolgusunun kenarında afiyetle yerdik.

Havanın açık olduğu zamanlarda.  .  

DENİZ BİZİM OLMAZIMIZDI.

Sabah denize girerdik. Yemek, içmek aklımıza gelmezdi, aramazdık. Çok iyi hatırlıyorum yağmurlu havada bile denize girer yüzerdik. İnanın yağmurlu havada deniz sıcak olurdu. TEMMUZ- 1976-ALİ KASAP, EYÜP KARAKAN, İSMET DEMİRRENK

Reşadiye Mahallesi ve Mermer delen mahallesinin sahillerinde ora senin, bura benim deyip o aralarca dolaşıp dururduk. Reşadiye mahallesinde de Uzu kaya, bir başka deyişle ‘’ Roşinin burnu’’ derdiler. O kayalıklarında üstü düzdü kayalık aralıklarında ara yerler vardı denizin dibini görürdük. O aralara balıklama atlardık yani ‘’ Kafa üstü ‘’ Sahil boyu turlardık.

Mermerdeler mahallesi önünde yapılan dolguda kayaların sahile doğru olan kısımda kafa üstü atladım. Atlamaz olaydım! Kafa üstü kuma çakıldım Allahtan ellerimi kafamın üstünde tutup öyle atlardım. Yakın olan sahile başımı tutarak gittim. Korkmuştum boynuma, kafama bir şey mi oldu diye? Korkudan eve söyleyemedim. Birkaç gün öyle gezdim sonradan unuttuk

SSK HASTANESİNİN VE SSK BİNASININ YAPILIŞINI HATIRLARIM

Yine çok eskilere gidiyoruz. Devlet hastanesinin poliklinik girişleri alt yoldandı alt yoldan gelip hafif bir rampayla polikliniklere çıkardık. Üst yoldan, Atatürk caddesinde de Hastaneye girilirdi. Yani alt ve üst yollardan da bağlantı vardı. Hastanenin alt kısmındaki yol Cumhuriyet Caddesi idi. Daha sonraki yıllarda uzantıları olarak, yeni yollar ilave edildi ve bu zamanlara geldi. O yıllarda deniz dolgu çalışmaları başlamıştı Devlet Hastanesi yanında hastanenin yan tarafında iki bina daha vardı. O binalarda sağlıkla ilgili birimlerdi. Göğüs hastanesi ve Verem savaş dispanseri derneği de vardı yan bahçelerde vardı. Yine o binaların arka kısmından bir patika yol denize doğru inerdi Cumhuriyet caddesine.

Sigorta hastanesi yapılırken bile hatırlıyorum. Bahçesinde boş zamanlarda Voleybol oynardılar görevliler bizde kenarda beklerdik eksik oldu mu bizden biri oyuna dahil olurdu.  Daha sonraları, Atatürk caddesinin bulunduğu SSS il. Binasının olduğu yerde arsalar vardı. Akrabalarımıza aitti. İstimlak edilerek yerine Rize SSK il binası yapıldı.

SSK. Binasını olmadan önce yanından aşağıya doğru patika yol vardı. Kestirme yol diyelim SSK hastanesi yapıldıktan sonra oradan normal bir yol bağlandı araçlarda gelip, geçerdiler Daha sonraları SSK hastanesine ilave binalar yapıldı o yol daha geniş bir şekle geldi. Şimdiki vaziyette hala faaliyette.

EMİNETTİN VE DEĞİRMENDERE KÖPRÜSÜ

Emin ettin mahallesi ile Değirmen dere mahallesinin buluştuğu yerde dere akardı sınır diyebiliriz. O zamanlarda şimdiki köprünün altında eski bir köprü vardı. Köprü kalın tahtalarla ve kütüklerden yapılmıştı. Sadece iki mahalleyi değil o civarın bağlantılı köprüsüydü, geçiş yoluydu. Araçlara ve yayalar tahta köprünün üzerinden geçip gidecekleri yere varırdılar.

Önceki satırlarda yazdığım gibi yörenin gençleri oralarda balık avı yapardılar.

Gelelim Emin ettin mahallesinin dört yol ağzına Diğer bir adıyla oraya bizden büyükler Yol Başı derlerdi

Yol Başı bir uğrak yeriydi. İşlek bir yerdi, Yol Başı denilen yerde İki bakkal, Berber, Pastacı, Koltukçu, kalaycı, demirci dükkânları vardı. Bir uğrak yeriydi. Civarlarda ve dükkânların üstlerinde iki ve üç katlı evler vardı. Sağda ve solda Evlerin bahçelerinde bolca çiçekler vardı. Bahçe duvarlarının arkasındaki bahçede.

Batı istikametine giden yol ana yoldu. Trabzon istikametine doğru gidilirdi. Şehirlerarası otobüsler bile o yoldan giderdiler. Kavşağın soldaki yolda Pehlivan taşı, Boya, Kalkandere istikametine doğru gidilirdi. Sağ yerde bir patika yolu vardı. Yaya olarak deniz tarafına gidilirdi.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

betnis giriş
betnis
yakabet giriş